TÜRKİYE KİMYA SANAYİİNİN GÜVENLİ GELECEĞİ KONUŞULDU

110
0
Paylaş:

Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği’nin (TKSD) düzenlediği ‘’Türkiye Kimya Sanayiinin Güvenli Geleceği’’ etkinliği gerçekleşti. 8 Kasım Cuma günü, Türkiye ve dünyadan uzmanların katılımıyla gerçekleşen seminerde kimya sektörünün geleceği, ekonomideki gelişmeler, güvenlik riskleri ve mevzuat konuları ele alındı.

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan TKSD Başkanı Haluk Erceber, ‘’2018 yılında, Türkiye’de ilaç, plastik ve kauçuk dahil kimyasal pazarının büyüklüğünün 73 milyar Dolar olduğunu vurgulayarak kimya sektörünün %77 oranında ithal hammaddeye bağlı olduğunu kaydetti. Büyük şehirlere ve pazara yakın, limanı olan bir kimya kümelenmesi kuramadığımız için pazar büyüklüğümüzden ve genç çalışan işgücümüzden faydalanamadığımıza dikkat çeken Erceber, Chemport projesi hayata geçmediği için kimya sanayisinde karın, verimliliğin ve sinerjinin artmadığını ve ölçek büyütülemediğini söyledi. Buna rağmen tüm sanayiciler ve önemli karar vericilerde büyük bir farkındalık yaratıldığını belirten Erceber, 2019 yılı başlarında kimya sektörünün Türkiye’de en öncelikli sektör ilan edildiğine dikkat çekti. Ceyhan’da kurulacak Petrokimya Endüstri Bölgesi’ni örnek gösteren Erceber, petrokimya alanında 2-3 yeni yatırım projesinin, devlet teşviklerinden yararlanarak yatırım ön hazırlıklarına başladığını ifade etti.

Konuşmasında küresel kimya sektörü ile ilgili de rakamları paylaşan Erceber, Uluslararası Kongre ve Toplantılar Birliği’nin (ICCA) 2019 raporuna göre tüm dünyada kimya sektöründe doğrudan istihdam edilen 15 milyon çalışanın olduğuna ancak dolaylı yoldan ve çarpan etkisi yaratan kanallar vasıtasıyla yaratılan istihdamın 120 milyona ulaşıldığını belirtti. Kimya sanayisindeki trendlere de değinen Erceber, Dünyada gelecek otuz yılda yaşanacak hızlı gelişimi göz ardı ederek Türkiye’nin kimya sanayisinin planlanamayacağını sözlerine ekledi.

Erceber’in ardından The European Chemical Industry Council (CEFIC) Genel Müdürü Marco Mensink, gelecek 30 yılda kimya sanayisini etkileyecek trendler ve Avrupalı sanayicilerin rekabet güçlerini kaybetmemek için kendilerini geleceğin dünyasında nasıl konumlandırmaları gerektiği konusunda bir konuşma yaptı. Kimya sanayisinin dünyayı değiştiren tüm yeni teknolojilerin kalbinde olduğuna dikkat çeken Mensink, döngüsel ekonomi ve sıfır karbonlu bir geleceğe geçişte kimya sanayisinin anahtar niteliğinde olduğunu söyledi.

Etkinliğin bir diğer konuşmacısı olan TÜSİAD Başkanı Simone Kaslowski, kimyanın diğer ekonomik sektörlerin %96’sına girdi sağladığını vurgulayarak kimya sektörünün yarattığı katma değer ve geliştirdiği kapsayıcı teknolojik gelişmeler ile ülkenin tüm sanayi kollarını ileri doğru itebilecek potansiyeli olduğuna değindi. Ülkemizin coğrafi konumu ve düşük işgücü maliyeti gibi özelliklerinin dijital çağda, küresel rekabet gücümüz açısından yeterli olmadığını belirten Kaslowski, Türkiye’nin Dördüncü Sanayi Devrimini yakalamak zorunda olduğuna dikkat çekti.

Etkinlikte Türkiye ekonomisine ve kimya sanayisinin gelişime hizmet ederek sektörde 50.yılını dolduran 17 firmaya plaket takdim edildi.

Etkinlik kapsamında öğleden sonra gerçekleştirilen ‘’Kimyasalların Yönetimi (KKDİK)’’ paneli yapıldı. TKSD Genel Sekreteri Selçuk Denizligil’in moderatörlüğünde gerçekleşen panelde CEFIC Uluslararası Kimyasallar Müdürü Maria Ruiz-Cuevas, ECHA Veri Bulunabilirliği Bölüm Müdürü Mercedes Vinas, Ege Kimya Ar-Ge Direktörü Dr. Derya Erçıkan, T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Kimyasallar Dairesi Başkanı Şeref Yılmaz ve Uzmanlar Özlem Nalbantoğlu ve Dilek Erkan konuşmacılar arasında yer aldı. Türkiye ve dünyadan uzmanlar AB’de kimya sektörünü REACH’e hazırlarken Derneklerin rolü, Türkiye kimya sanayinin Kimyasalların Kaydı, Değerlendirilmesi, İzni ve Kısıtlanması Hakkında Yönetmelik (KKDİK) olarak da bilinen ”Turkish Reach” uygulamasında karşılaştığı ve ileride yaşayacağı sıkıntılar ile Türkiye’de KKDİK mevzuatı uygulamaları konularının enine boyuna tartışıldığı panel soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.

Paylaş: