POLİÜRETAN VE KOMPOZİTTE LİDERLERİN FUARI YAPILDI

Paylaş:

Poliüretan sanayi fuarı Putech Eurasia 2019 (6. Uluslararası Poliüretan Sanayi Fuarı) ve kompozit sanayiinin Avrasya’daki profesyonel buluşma noktası olan Eurasian Composites Show 2019 (4. Uluslararası Kompozit Hammaddeleri, Yarı Mamulleri, Ürünleri ve Teknolojileri Fuarı) 28-30 Kasım 2019 tarihlerinde yapıldı.

Putech Eurasia 2019 kapsamında poliüretan sektörünün önemli isimleri sektörün yeri, bugünü ve geleceğini konuştu. Poliüretan sektörünün standardidasyon ve regülasyonlar konusunda devletten beklentisini dile getiren poliüretanın önemli isimleri, sektörün geleceğinin birlikte çalışarak büyütmek olduğunun altını çizdi.

‘’Türkiye esnek köpük poliüretanda Avrupa ikincisi’’

Panelde konuşan Avrupa Esnek Poliüretan Köpük Blok Üreticileri Derneği (EUROPUR) Başkanı Bart ten Brink, dünyada toplam poliüretan pazarının 20-25 milyon ton, esnek köpük poliüretanın ise 8,5 milyon ton seviyelerinde olduğunu, 2021’e kadar sektörün %4 büyümesi öngörüldüğünü vurgulayarak dünyada Çin ile Avrupa, Ortadoğu ve Afrika bölgesinin büyüklükte aynı orana sahip olduğunu söyledi. Bart ten Brink, “Esnek köpük poliüretanda Türkiye, Avrupa’nın en büyük ikinci pazarı. İlk sırada Polonya var. 2018’de 142 bin ton üretimle güçlü rakipler olan Almanya, İtalya’yı üretim boyutunda geçti. Önümüzdeki dönemde dünya ve bölge için Türkiye çok önemli bir ülke olmaya devam edecek.” dedi.

Esnek poliüretanla yapılmış 40 milyon şiltenin her yıl atık hale geldiğine dikkat çeken Bart ten Brink, “Biz yeni geri dönüşüm metotları üretmek zorundayız. Mekanik geri dönüşüm yerine, yeniden dönüşüme gitmeliyiz. Kimyasal geri dönüşüm de çok önemli. Sektör kendi yeniliğini yapmalıdır. Türkiye’deki şirketler birlikte çalışmalıdır. Bu bir rekabet değil. Bu geleceği ne kadar desteklediğimiz ile alakalı bir durum. Türkiye kendi pazarını geliştirmeye çalışmalıdır. Lütfen sektör olarak yapacağımız çok basit birlikte çalışalım.” açıklamasında bulundu.

‘’Poliüretanda standart ve regülasyonlar bir an önce olmalı’’

Türkiye’nin polüretan ihracatının ilk 10 ayda 60 bin tonu bulduğunu söyleyen Kimteks Poliüretan CEO’su Cavidan Karaca ise sektörün regülasyon ve standartları konusunda ihtiyacı olduğunu belirterek “Poliüretan pazarı büyüyor. Fiyat odaklılık sektörün geleceğini tehdit ediyor. Ayakkabı, terlik taban üreticilerinin sayısı artıyor. Türkiye ayakkabı konusunda da bir üretim üssü. Adet artarken, kullanılan birim fiyatlar azalıyor. Ucuzlatmaya yönelik beklentiler var. Ürünün kalitesinin bozulması ayakkabı pazarı için ciddi sıkıntı. Diğeri beyaz eşya önemli bir pazar. Enerji sınıfları için ciddi Arge beklentileri var. Ciddi bir maliyet baskısı var. Regülasyonların ve standartların olmaması nedeniyle panel poliüretan konusunda kalitede azalmalar görüyoruz. Standart panelden ekonomik panele gidiyor.” değerlendirmelerinde bulundu.

‘’Poliüretan farklı kelimelerle farklı cümleler oluşturmaya benziyor’’

Panelde konuşmacılar arasında bulunan Flokser Kimya İcra Kurulu Üyesi Dr. Başar Yıldız, poliüretanın bileşenlerini farklı kelimeler gibi bir araya getirdiklerinde farklı cümleler oluşturabildiğini söyledi. Dr. Başar Yıldız, Türkiye’deki poliüretan sektörünün araştırma – geliştirme konusundaki stratejilerini ise şöyle anlattı: “ARGE yerine Türkiye’de ÜRGE yapıyoruz. Üreticiler olarak müşteri taleplerine hızlı cevap verme ya da bizim içinde olmadığımız yeni bir uygulamaya ürün vermeye çalışıyoruz. Sektör olarak bir kaç eksiğimiz var. Biri yetişmiş insan kaynağına çok fazla sahip olmamamız. Meslek Lisesi ile anlaşıp bir laboratuvar kurduk. Eğitimler veriyoruz ve lisedeki arkadaşlar da bizimle çalışabiliyor. İTÜ’de de bir laboratuvar kurmaya çalışıyoruz. Böylece uzun vadeli projelerimize bir çözüm bulmayı amaçlıyoruz. Bizim ARGE olarak bir eksiğimiz de, kollektif çalışmaya çok yatkın değiliz. Okullarda münazara eğitimi vermemiz lazım. Çok tartışamıyoruz. Avrupa’da rakipler bile birlikte ARGE yapıyor. Gidecek çok yolumuz var.”

‘’Maliyet rekabetinden, değer yaratmaya odaklanmalıyız’’

ARGE çalışmalarını değer zincirindeki paydaşlarla yaparak başarılı olunabileceğini söyleyen DOW Türkiye Poliüretan Sistem Evi Direktörü Levent Atmaca ise “Sektörün pozitif yönde genişlemesini poliüretanın kimyasının avantajlarını korumakla sürdürebiliriz. Poliüretan gerçekten çok önemli bir plastik. Çok önemli özellikleri var. Bunu koruyabilirsek; örneğin, çok iyi bir izolasyon malzemesi olmasından çıkartıp, sadece kaplama ürünü haline getirirsek bu sektörü kaybederiz. Poliüretanı itibarsızlaştıracak tüm gelişmelerden kaçınmamız gerekiyor. Maliyet rekabetinden çıkıp, değer yaratmaya doğru ilerlememiz lazım.” şeklinde konuştu.

‘’Elektrikli araçlarla birlikte poliüretanın geleceği parlak’’

Paneldeki konuşmasında Türkiye’nin otomotivde son iki yılı düşüşle kapattığının altını çizen Pürplast Genel Müdürü Mehmet Şişmanoğlu, sektördeki gerilemeyi fiyat odaklı yaklaşımlar yerine yenilikçi yaklaşımlarla hep birlikte aşacaklarını söyledi. Otomotiv sektöründeki değişimle birlikte poliüretanın artan öneminden bahseden Mehmet Şişmanoğlu “Otomotiv sektöründe elektrikli araç dediğinizde iki önemli kriter var; biri ağırlık, biri ses. Ses en önemli konu. Bir örnek vermek gerekirse, biz şu anda emniyet kemerlerindeki sesi takip edip onu giderici ürünler üretiyoruz. Hal böyle olunca poliüretanın önemi gittikçe artıyor. Bugün araçlarda poliüretan ağırlığında 25-26 kilolardayız. Poliüretan olmayan parçalar, ağırlık avantajıyla poliüretanla tanışıyor. 2025 yılında piyasadaki 100 arabanın 75’i hibrit ve elektrikli araçlar olacağı öngörülüyor. Dolayısıyla bu bilgiler ışığında poliüretanın geleceği de parlak görünüyor.” ifadelerini kullandı.

Paylaş: