15-16 Haziran Olayları/Yarım Asırlık Çınar KİPLAS Kitabından

632
0
Paylaş:

15-16 Haziran Olayları
70’li yılların başına gelindiğinde, 1963 yılında dönemin Çalışma Bakanı Bülent Ecevit’in çalışmalarıyla çıkarılan 274 ve 275 sayılı yasaların bazı boşluklar ve eksikler taşıdığına dair fikirler seslendirilmeye başlanmıştı.
Söz konusu yasalardan kaynaklanan sakıncaların Türkiye’de sendika enflasyonu yarattığı, bu durumun çalışma hayatına ve emekçi sınıfa zarar verdiği gerekçesiyle, dönemin güçlü iki siyasal partisi Adalet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi ayrı ayrı hazırladıkları değişiklik tasarılarını meclise taşıdılar.
Tasarı komisyonda birleştirilerek tek tasarı haline getirildi. Sendikalar ve akademisyenlerden fikir alınmadan hazırlanmış olmasıyla hayli eleştirilen tasarı iki partinin işbirliğiyle önce Meclis’ten sonra Senato’dan geçirildi ve 11 Haziran 1970 tarihinde dönemin cumhurbaşkanı Cevdet Sunay’ın onaylamasının ardından yasalaştı.
Yapılan değişiklik, özellikle işçilerin sendika seçme özgürlüğünü önemli ölçüde kısıtladığı, sendika değiştirmeyi güçleştirdiği gibi gerekçelerle çok eleştirildi. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, DİSK ve bağlı sendikalar yeni yasaya büyük tepki gösterdiler. DİSK yasanın esas olarak Türk-İş’ten DİSK’e işçi akışını önlemeyi amaçladığı noktasında itirazlarını dile getirmekteydi. Türkiye İşçi Partisi ise söz konusu yasa değişikliklerini Anayasa Mahkemesi’ne götüreceğini açıkladı ve iptal davası açtı.
Yeni yasanın getirdiği hoşnutsuzluğun sokaklara yansıması ise şiddetli oldu.

Çerçeve Yazı: Türkiye İşçi Partisi

13 Şubat 1961 yılında kurulan Türkiye İşçi Partisi, Türk siyaset tarihinde temsil ettiği fikirler ve yürüttüğü sınıf mücadelesi politikasıyla oldukça önemli bir yere sahiptir. Aralarında Kemal Türkler, Avni Erakalın, Şaban Yıldız, İbrahim Güzelce, Rıza Kuas, İbrahim Denizcier’inde bulunduğu sendikacılar tarafından kurulan TİP, 1965 yılındaki seçimlerde 15 milletvekili çıkartarak TBMM’ye girmişti.
Gazeteci, yazar ve akademisyenlerden oluşan pek çok kişi TİP hareketine sıcak yaklaşmış ve partiye üye olmuştu. TBMM çatısı altında gerçekleştirdiği sert muhalefetle “sınıf mücadelesi esasına dayalı” siyasetiyle Türk Demokrasi tarihi açısından önemli ve özgün bir yeri olan TİP, 12 Mart Dönemi’nde kısa bir süre kapalı kaldı. 12 Eylül 1980 müdahalesinden sonraysa diğer siyasi partilerle birlikte tamamen kapatıldı. Türk siyaset tarihinde “sınıf mücadelesi esasına dayalı” politika yapan başka hiçbir parti TİP kadar güçlenemedi.

DİSK’li sendikacıların ve yöneticilerin tepkileri sonucu örgütlenen protesto hareketleri, İstanbul’da faaliyet gösteren çeşitli fabrikalarda çalışan işçilerin 15 Haziran 1970 sabahı, İstanbul’un belli başlı merkezlerine doğru yürüyüşe geçmeleriyle yeni bir evreye girdi. Son 1,5 yıldır bazı büyük fabrikalarda çeşitli işçi hareketleri ve direnişleri sürmekte olduğundan birçok fabrikada ve işçi semtinde gerginlik artmıştı. 15 Haziran 1970’te patlak veren olaylar da bir tür dışavurum oldu.

Kentin Anadolu yakasında başlayan yürüyüş Kartal İlçesinden yürüyüşe katılan işçilerle Ankara Asfaltı (E-5 karayolu) boyunca ilerlerken, bu gruba başka fabrikalardan da katılanlar oldu. Göztepe dolaylarında, Otosan Fabrikası işçileri ile DMO işçileri de onlara katıldı ve yürüyüş saat 17.00’ye kadar sürdü. Bir başka yürüyüş kolu da Beykoz ve Paşabahçe’den Üsküdar’a doğru oluştu.

16 Haziran’da ise Gebze’den başlayan işçi yürüyüşü, Kartal’dan katılan işçilerle birleşerek Bağdat Caddesi üzerinden Kadıköy İskele Meydanı’na kadar ulaştı. Avrupa Yakası’nda ise 15 Haziran 1970’te, Bakırköy – Topkapı – Sağmalcılar güzergâhında yürüyüş yapıldı. 16 Haziran’da da, kentin Topkapı dışındaki kesimlerinden gelen kollar birleşip, Aksaray üzerinden önce Sultanahmet’e, oradan Cağaloğlu ve vilayetten (valilik) geçip Eminönü’ne geldiler. Valilik Haliç üzerine yer alan o zamanki iki köprüyü de açtırarak, eylemcilerin Beyoğlu tarafına geçmesini engelledi. Levent ve Beyoğlu’nda da küçük yürüyüş kolları oluşmuştu.
Gösterilere pek çok fabrikadan 75,000 dolayında işçinin katıldığı tahmin edilmektedir. Gösterilen tepki esas olarak DİSK üyesi işçilerden geldiği halde, yürüyüşlere çok sayıda Türk-İş işçisi de toplu halde katıldı. Olayların birinci günü akşamı Bakanlar Kurulu 60 günlük bir sıkıyönetim ilan etti.
DİSK ve bağlı sendikaların yöneticilerinin pek çoğu sıkıyönetim mahkemelerince tutuklandılar ve yargılandılar. Kadıköy’de meydana gelen olaylarda 2 işçi, 1 polis ve 1 esnaf yaşamını yitirdi. 16 Haziran’da Ankara, Adana, Bursa ve İzmir’de de küçük çaplı olaylar yaşandı.
Olayların ardından CHP Genel Sekreteri Bülent Ecevit, Genel Başkan İsmet İnönü ile birlikte partisi adına, TİP’den ayrı olarak Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Anayasa Mahkemesi, yasa değişikliği konusunda açılmış olan davaları daha sonra karara bağlayarak, söz konusu yasa değişikliklerinin büyük bir kısmını iptal etti.

Paylaş: