Refik Baydur ve Mexico City’deki Atatürk heykelinin öyküsü

Share:

Refik Baydur Türkiye İşveren Sendikacılığının duayenlerinden biridir. Bu açıdan baktığımızda, 15 yıl Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu Başkanlığı da yapmış olan Refik Baydur’un KİPLAS için bir şans ve artı değer olduğunu söylemek de yanlış olmayacaktır.

Gerek endüstri ilişkilerimizde, gerek Türk siyasal ve toplumsal yaşantısında kısacası tarihimizin önemli bir bölümünde yer alan Refik Baydur’u KİPLAS’tan ayrı düşünmek, KİPLAS’tan söz ederken de ondan bahsetmemek mümkün değildir.

Refik Baydur, samimi vatan ve millet sevgisi, Atatürkçülüğü, Cumhuriyetimizin temel değerlerine olan sarsılmaz inancıyla tarihimizde ayrı bir yere sahiptir. Özellikle TİSK Başkanlığı döneminde, çalışma hayatımıza, sanayimize ve ülkemize yaptığı katkılar ayrı bir kitap konusu oluşturabilir.

Çalışma hayatının bir bütün ve bu bütünün çıkarlarının da ortak olduğunu vurgulayarak, ülkemize hizmet ettiği yıllar boyunca sadece işverenlerin, fabrika ve işletme sahiplerinin değil işçilerin de güvenini, sevgisini ve saygısını kazanan Refik Baydur, günlük siyasete hiç girmemiş olmasına rağmen siyaset alanındaki tespit ve önerileri ile siyasetçilerimizin de fikirlerine başvurduğu ve sözlerine kıymet verdiği bir isim olmuştur.

“Uzlaşmacı ve sorun çözmeye odaklı” kişiliği ile işletmelerin ve işçilerin kaderine etki edebilecek kararlar vermek gerektiğinde ortaya koyduğu yaklaşımları, Türkiye de “işçi ve işveren camiasının işbirliği ve uyum içinde çalışabilmesinin” de mümkün olduğunu ispatlamıştır. Bugün bu iki kesim uyum içinde çalışıyor ve ortak projeler üretebiliyorsa bunda Refik Baydur’un katkısı inkâr edilemez.

Refik Baydur’un hem KİPLAS hem de TİSK Başkanlığı döneminde yurtdışında sektörümüzü başarıyla temsil etmesi de KİPLAS için bir gurur vesilesidir. Ancak bir olay vardır ki tüm vatandaşlarımız için de ayrıca gurur kaynağı olmuştur.

Bu olay, Refik Baydur’un 2000 yılında BIAC (OECD Nezdinde Sanayi ve Ticaret İstişare Komitesi) yıllık toplantısı için Meksika’da bulunduğu sırada Türkiye Büyükelçisiyle yaptığı bir görüşmeyle başlayan sürecin sonunda başkent Mexico City’e Atatürk heykeli dikilmesidir.

Olayı bizzat Refik Baydur’un kaleminden okuyalım:

“26.04.2000’de BIAC kuruluşunun yıllık toplantısı Meksika’da yapıldı. Biz de TİSK olarak Genel Sekreter Bülent Pirler ile beraber toplantıya katılıyorduk. Ben adet haline getirdiğim, gittiğimiz memleketlerdeki büyükelçilerimizi ziyaret alışkanlığımı burada da uygulamış ve büyükelçimizi birkaç dakika ziyaret etmek için telefonla randevu istemiştim.

Büyükelçi (Sayın Ergün Pelit) ender gördüğüm bir yaklaşımla böyle birkaç dakikalık ziyareti kabul etmediğini bizi uzun bir sohbete ve akşam yemeğe davet ettiğini söylemiş. Bereket zamanımız vardı. Akşama doğru büyükelçiliğe gittik. Büyükelçi ve eşi son derece sıcak ve kültürlü insanlardı. Elçilikte sohbet epeyce koyulaştı. Ben biraz da büyükelçi ve eşinin samimi yaklaşımlarından cesaret alarak:

“Sayın Büyükelçim, merak ettiğim bir konuyu size sormak istiyorum.” Dedim. Büyükelçi hemen:

“Lütfen sorun Sayın Başkan” dedi.

Ben herhangi bir yanlışla onu kırmamaya çalışarak:

“Sayın büyükelçim,  Mexico City’nin park ve bahçelerinde dünyada isim yapmış siyasetçilerin büstleri veya heykelleri var. Atatürk neden yok diye merak ettim.”

Büyükelçi birden eşine döndü, ikisi de ellerinde olmayan bir çaresizlik içinde gülüştüler. Büyükelçi:

“Sayın Başkan, şimdi yarama bastınız. Ben bölge belediyesiyle dostluk kurup yer sözü aldım ve hemen bakanlığıma, bildirdim. Ama ne yazık ki bir senedir olumlu veya olumsuz bir cevap alamadım.”

Büyükelçinin ve eşinin üzüntü ve çaresizliği beni de üzmüştü. Hemen:

“Sayın Büyükelçim, izin ve yer temini sizden, heykeli yaptırıp getirip yerine koymak bizden.”

Hepimiz olayın sevincini bir anda beraberce yaşadık. Yemekte hep heykeli, yeri, şekli ve açılış konularını konuştuk. Beraberce Atatürk’ümüzün heykelini Mexico City’nin en görkemli yerlerinden birine diktik ve büyükelçimizle iyi iki dost olduk.”

Heykeltıraş Sait Rüstem tarafından yapılan ve Mexico City’e Çimento Müstahsilleri İşveren Sendikası Başkanı Sayın Ahmet Eren’in çabalarıyla uçakla götürülen Atatürk Anıtı’nın açılışı, Cumhuriyetimizin 80. Kuruluş Yıldönümü olan 29 Ekim 2003 günü gerçekleştirilmiştir.

Share:

Leave a reply